Ana Sayfa KUR'AN-I KERİM EZBERLENECEK AŞIRLAR Ayete’l-Kürsi ve Anlamı (Bakara 255)

Ayete’l-Kürsi ve Anlamı (Bakara 255)

0

Ayetel Kürsi Hakkında:

Bakara Suresi’nin 255. ayetine, içinde geçen “kürsî” ifadesinden dolayı âyete’l-kürsî denmiştir. Kürsi; “taht, hükümranlık, ilim, kudret” gibi anlamlara gelir.

#Ayetel kürsinin ve ayetelel kürsiyi okumanın faziletine dair pek çok hadis bulunmaktadır. Onlardan bazıları şunlardır:

“Kur’an’ın en faziletli ayeti Bakara suresindeki Âyetü’l-kürsi’dir. Bu ayet bir evde okunduğu zaman şeytan oradan uzaklaşır. “

“Cibril bana geldi. ‘Cinden bir ifrit sana tuzak kurmak istiyor. Yatağına girdiğin zaman Âyetü’l-kürsi’yi oku.’ dedi.”

“Kim farz olan her namazın ardından Âyetü’l-kürsi okursa, ondan sonraki namaza kadar mahfuz(korunmuş) kalır.” (Bu sebeple camide her farz namazdan sonra Âyetü’l-kürsi okuruz.)

“Kim sabah çıkınca Âyetü’l-kürsi ile ‘Ha-mim tenzilül kitabi minellahil azizil alim’ suresinin evvelindeki iki âyeti okursa, o gün akşama kadar (bela ve kazalardan) mahfuz kalır. Kim de akşama dahil olunca onları okursa o gece sabahlayıncaya kadar mahfuz olur.”

“Yatağına yattığında Âyetü’l-kürsi okuyana şeytan yaklaşmaz.”

#Ayetel kürsi okumanın önemi ile ilgili Ebu Hureyre (ra) şöyle bir olay anlatır:

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem beni ramazan zekâtı olan sadaka-i fıtrı korumakla görevlendirmişti. Bir adam gelip yiyecek şeylerden avuçlamaya başladı. Adamı tuttum ve:

– Vallahi seni Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in huzuruna götüreceğim, dedim. Adam:

– Şüphesiz ben muhtacım, çoluğum çocuğum ve pek çok ihtiyacım var, dedi. Bunun üzerine ben adamı salıverdim. Sabaha çıkınca, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:

– “Yâ Ebâ Hüreyre! Dün gece tutsağın ne yaptı?” buyurdu. Ben de:

– Yâ Resûlallah! İhtiyaç içinde bulunduğunu ve çoluk çocuğu olduğunu söyledi, ben de acıdım ve salıverdim, dedim. Resûl-i Ekrem:

– “O sana yalan söyledi, tekrar gelecek.” buyurdu. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in bu sözü üzerine tekrar geleceğini anladım ve onu gözetlemeye koyuldum. Adam geldi ve yine yiyecek şeylerden avuçlamaya başladı. Bunun üzerine:

– Seni Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in huzuruna çıkaracağım, dedim. Adam:

– Beni bırak, çünkü ben gerçekten muhtacım. Çoluk çocuğum da var. Bir daha gelmem, dedi. Ben de acıdım ve salıverdim. Sabah olunca yine Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bana:

– “Yâ Ebâ Hüreyre! Dün gece tutsağın ne yaptı?” diye sordu. Ben de:

– Yâ Resûlallah! Bana yine ihtiyaç içinde bulunduğunu ve çoluk çocuğu olduğunu söyledi, ben de acıdım ve salıverdim, dedim. Peygamberimiz:

– “O kesinlikle sana yalan söyledi, ama tekrar gelecek.” buyurdu. Ben de üçüncü defa gelmesini bekledim. Gerçekten geldi ve yine yiyecek şeylerden avuçlamaya başladı. Onu tekrar yakaladım ve:

– Seni mutlaka Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in huzuruna çıkaracağım; artık bu üçüncü ve son gelişindir. Bir daha gelmeyeceğine söz veriyorsun, sonra tekrar geliyorsun, dedim. Bu defa bana:

– Beni bırak! Allah’ın seni faydalandıracağı bazı kelimeleri ben sana öğreteyim, dedi. Ben:

– O kelimeler nelerdir, dedim. O:

– Yatağına girdiğinde Âyetü’l-kürsî’yi oku. O takdirde, senin yanında Allah tarafından sürekli bir koruyucu bulunur ve sabaha kadar şeytan sana yaklaşamaz, dedi. Bunun üzerine ben onu salıverdim. Sabah olunca Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bana:

– “Tutsağın dün gece ne yaptı?” diye sordu. Ben de:

– Yâ Resûlallah! Allah’ın beni faydalandıracağı birtakım kelimeleri bana öğreteceğini söyledi, ben de onu salıverdim, dedim. Peygamber Efendimiz:

– “O kelimeler neler?” diye sordu, ben de o kimsenin bana:

 Yatağına girdiğin zaman Âyetü’l-kürsî’yi, “Allahü lâ ilâhe illâ hüve’l-hayyü’l-kayyûm” âyetini başından sonuna kadar oku; senin yanında Allah tarafından sürekli bir koruyucu bulunur ve sabaha kadar şeytan sana asla yaklaşamaz, dediğini söyledim. Bunun üzerine Nebî sallallahu aleyhi ve sellem:

– “Bak hele! Kendisi yalancı olduğu hâlde bu sefer sana doğruyu söylemiş. Üç gecedir kiminle konuştuğunu biliyor musun, ey Ebû Hüreyre?” dedi. Ben:

– Hayır, bilmiyorum, dedim. Resûl-i Ekrem:

– “O şeytandır!..” buyurdular. (Buhârî, Vekâlet 10, Fezâilü’l-Kur’ân 10, Bed’ü’l-halk 11)

Ayete’l-Kürsi Türkçe Okunuşu:

Allahü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm. Lâ te’huzühû sinetün ve lâ nevm.

Lehû mâ fis-semâvâti vemâ fil erd. Menzellezî yeşfeu indehû illâ biiznih.

Ya’lemü mâ beyne eydîhim vemâ halfehüm. Velâ yühîtûne bişey’in min ilmihî illâ bimâ şâe.

Vesia kürsiyyühü’s-semâvâti vel erd. Velâ yeûdühü hıfzuhumâ ve hüvel aliyyül azîm.

Ayete’l-Kürsî Dinle (İshak Danış):

Ayete’l- Kürsi Dinle 2:

Ayete’l- Kürsi Dinle 3:

Ayete’l-Kürsi’nin (Bakara 255) Anlamı:

Allah kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır.

Diridir, kayyumdur.

Onu ne bir uyuklama tutabilir, ne de bir uyku.

Göklerdeki her şey, yerdeki her şey onundur.

İzni olmaksızın onun katında şefaatte bulunacak kimdir?

O, kulların önlerindekileri ve arkalarındakileri (yaptıklarını ve yapacaklarını) bilir.

Onlar onun ilminden, kendisinin dilediği kadarından başka bir şey kavrayamazlar.

Onun kürsüsü bütün gökleri ve yeri kaplayıp kuşatmıştır. (O, göklere, yere, bütün evrene hükmetmektedir.)

Gökleri ve yeri koruyup gözetmek ona güç gelmez.

O, yücedir, büyüktür.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here