Ana Sayfa KALEMİMDEN DÖKÜLENLER Bizimkisi Bir Aşk Hikayesi…

Bizimkisi Bir Aşk Hikayesi…

0

Aşk Hikayemi Basacak Yayın Evi Var mı?

Benim bir aşkım, bir sevdam, bir davam vardı.

Aşkımın adı imam hatipti…

1996’da başlayan ve uğruna çileler çektiğim, göz yaşları döktüğüm bir aşk… 28 şubatta zalimler beni aşkımdan ayırmak istediler. Onunla birlikte olursam önüme türlü engeller koyacaklarını söylediler ve koydular da… Terk et, dediler, ya dünya ya o. Tercihini yap, dediler. Terk etmedim. Onun aşkı beni ebediyete taşıyacaktı. Fani dünyaya ise ihtiyacım yoktu. Aşkımı tercih ettim. Herkes vebalı bir hasta gibi kaçtı benden ve ondan… Neredeyse kilit vuracaklardı kapısına yokluktan. Ben de gidersem sen nasıl ayakta kalırsın, dedim ve aşkımı terk etmedim. Rızkı veren Allah, aç ve açıkta koymadı çok şükür. Onu bensiz, beni onsuz bırakmadı…

Sevdamın adı imam hatipti…

Kara sevdaydı bizimkisi. Bırak diyorlardı sevenlerim. Bırak onu, daha yaşın küçük, çabuk unutursun. Başka okullara kaydol. Bu sevdanın sonu yok. Bu sevda seni de onu da yakar diyorlardı. Olmaz, dedim. Gözümü açtığımda onu gördüm ben. Başka aşklar, başka sevdalar istemem. İnsan sevdiğini yarı yolda bırakır mı hem? Ben onsuz yaşarım da o bensiz yaşar mı hiç? Zalimler onu yok etmek isterken nasıl kıyarım ben ona. Onun sevdası “En Sevgili”ye götürüyor beni. Başka nerede bulurum “Sevgili”yi? Bırakmam. Onsuzluğa yıllarca katlandı bu millet. Onu bulmak için ne çileler çektiler. Bulmuşken bırakmak olur muydu hiç? Ecdadıma ihanet etmedim. Bırakmadım. Tüm zorluklara ona olan sevdamla göğüs gerdim.

Davamın adı imam hatipti…

Hz. Adem’le başlayan Hak ile batıl mücadelesinde Hakk’ın tarafında durmaktı davamız. Hz. Musa ile Firavun’un mücadelesinde Musa’nın, Hz. İbrahim’le Nemrut’un mücadelesinde Hz. İbrahim’in yanında olmaktı. Kur’an’dan ve Sünnetten güç alarak yeryüzündeki tağutları yok etmek için gayret edecektik. Kör dünyanın göbeğine “Hak Yol İslam” yazmak için gece gündüz çalışacaktık. Gayemiz i’lâ-yı kelimetullahtı; onun adını yüceltecektik. Bu davada acı çekmek vardı, eza ve cefalara sabretmek vardı, kınanmak, hor ve hakir görülmek vardı. Ama sonunda rıza-ı ilahî vardı. Allah Rasulü’nün ve onu sevenlerin yolunda başka ne olacaktı ki… Son nefese kadar bu davadan taviz vermememiz, dünyanın süslü hilelerine kanmamamız gerekiyordu.

İmam hatiplere yönelik engeller, baskılar, ötekileştirmeler derken bir yiğit çıktı; zamanla aşkımın, sevdamın, davamın önündeki tüm engelleri kaldırdı. Kolay değildi yaşanan ağır tahribatın izlerini silmek. Fakat gördük ki geçen bu süre zarfında bülbül olup ötmesini beklediklerimiz, resmen kargayı taklit ediyordu. Tahribat beklediğimizden de büyüktü. Bu tahribatı onaracak Celaleddin Ökten, Hacı Veyiszade gibi Allah için çalışan yiğitler de bulunmuyordu. Kurtulmak istediklerimizin kölesi olmuştuk zamanla. Köleliğin hem farkında değildik hem de isteyerek kölelik yapıyorduk. Algılarımızla oynanmıştı. Düzeni değiştirmek için çıktığımız yolda düzenin adamı olup çıkıvermiştik. Temel değerlerimizden uzaklaşa uzaklaşa iyice değersizleşmiştik de haberimiz yoktu. Değersizce yaşamayı marifet sanır olmuştuk. İmkânsızlıklar içinde her türlü fedakârlığı sergilerken, önümüzdeki engeller kaldırılıp her türlü imkânlar sunulmasına rağmen gereken gayreti göstermiyorduk. Bize bir haller olmuştu.

Hakikaten ne oldu bize???

Neden gayreti elden bıraktık? İmam hatip ruhu nereye gitti? Hocalarımız imam hatipli olmak ayrıcalıktır, derdi. Bu ayrıcalık sahabe yolundan gitmenin ayrıcalığıydı. Nefis ve şeytanın yolundan gitmek, dünya zevklerine kapılmak değildi. İmam hatip mezunlarındaki imam hatip sevdası nereye kayboldu? Bulundukları makam ve mevkilerde imam hatiplerin özüne dönmesi için ne yapıyorlar? Kurulan imam hatip platformları, dernekler, vakıflar kaybettiğimiz kimliğimiz için ne yapıyorlar? Hangi projeleri geliştiriyorlar? Özelde imam hatipler ve genelde ülkemizin gençliği için kimin uykuları kaçıyor? İmam hatibin ve gençliğin şu anki hal-i pür melalini dert edinen bir imam hatipli kaldı mı? Gençliğin ikbali yerine kendi ikbalimizi mi düşünür olduk?

Artık yeter. İnançsızlık ve şuursuzluk girdabında kaybolan gençliği gördükçe üzülüyorum. Acilen bir şeyler yapmamız lazım. Büyük bir sistem değişikliği şart. Bizi özümüze döndürecek olan imam hatiplerdir. Bu okulların eski ihtişamlı, ruh ve idealizm aşılayan günlerine dönmesi lazım. İmam hatip davası için çalışacak, tekrar özümüze dönüş hareketi başlatacak birilerine ve bir şeylere ihtiyacımız var. Reis bunun için ilk adımları attı, devamını bizim getirmemiz gerekiyor. Evet, çok hatalar yapıldı, eğitim konusunda beceremediler, bunu kendileri de ifade etti zaten. Geri dönüşü olmayan yola girmeden zararın neresinden dönsek kar. En kısa sürede köklü değişimler ve atılımlar yapmak zorundayız.

Ben de bunun için bir girişimde bulundum. İmam hatiplerdeki değişim ve dönüşümü gördükçe üzülüyordum. Çaresizce beklemek ve karanlığa küfretmek yerine bir mum da ben yakayım istedim ve bir kitap yazdım. Bir imam hatiplinin bilmesi ve sahip olması gerekenleri dilim döndüğünce aktarmaya çalıştım. Önce kuruluşundan günümüze imam hatiplerin tarihçesini anlattım. Tek partili ve Türkçe ezanlı yılları, Celaleddin Ökten Hoca’nın, Menderes’in gayretlerini dile getirdim. 28 Şubatı, aktörlerini, katsayı sorununu, başörtüsü zulmünü ve unuttuğumuz irtica kavramını anlattım. Geçenlerde öğrencilere irtica kavramını sorduğumda hiçbiri fikir dahi yürütememişti. İrticayı gündemimizden çıkaran Allah’a hamd olsun… Bu sorunların Reis’le birlikte nasıl çözüldüğünü ve günümüze nasıl gelindiğini anlattım kitapta.

Yeter mi? Yetmez elbet. Bir imam hatiplinin tanıması gereken, imam hatip için gayret etmiş önemli şahsiyetleri anlattım. İmam hatiplilere yönelik film ve kitap önerilerinde bulundum. Devamında da bir imam hatipliden beklenen özelliklere uzun uzun değindim. Özetle bir imam hatip öğrencisinin bilmesi gereken ne varsa dilim döndüğünce anlatmaya çalıştım. Görüşüne değer verdiğim, meşhur olmuş bazı yazar hocalarımdan da tam puan aldıktan sonra kitap tamam dedim. Dedim demesine de bu kez en zorlu kısım olan basım aşamasında kaldık. İmam hatip davası için çalışan birkaç vakıf, dernek ve yayın evine yazımı göndermeme rağmen hiçbir sonuç alamadım. Gördüm ki davamızın adı var, sahip çıkanı yok…

Sonuç olarak imam hatip için kaleme aldığım bu eseri basacak, imam hatip davasına gönül vermiş bir yayın evi arıyorum. Bulursanız söyleyin dostlarım…

Bekir Salih Korkmaz

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here