Devlet Kurumlarındaki İsraf ve Gösteriş

Yakın zamanda Kütahya valisinin Vip Makam Aracı ile ilgili bir haber çıkmıştı medyada. Haberde makam aracının tadilattan geçirildiği ve 60 bin TL kadar masraf yapıldığı söyleniyordu.

Yeni Kütahya gazetesi bu olayla ilgili şöyle bir haber yapmış:

“Kütahya Valiliği tarafından 2014 yılında alınan ve yıprandığı için yeniden dizayn ettirilen araç Kütahya gündeminden sonra bugün ülke gündemine kadar çıktı. Sözcü Gazetesi bugünkü manşetinde valinin makam aracının israf olduğunu yazarak konuyu eleştirdi.

Kütahya Valisi Ahmet Hamdi Nayir’in tasarruf tedbirlerine uygun davranmadığı eleştirisi yapılan haberlerin gerçeği tam manasıyla yansıtmadığı ortaya çıktı.

Lüks araç olarak bahsedilen aracın 2014 model olduğu ve zamanın valisi tarafından 4 yıl önce alınan bir araç olduğu öğrenildi. Aracın yıprandığı, yenisi alınması durumunda daha yüksek bir maliyet olacağından dizayn ettirilerek devletin kasasından daha az maliyetin çıkması planlanmıştı.

Kütahya’ya gelen devlet büyükleri, yabancı yatırımcılar, turizm temsilcileri için kullanılan aracın belirtildiği kadar büyük bir masrafla yaptırılmadığı da gelen bilgiler arasında yer alıyor. Ayrıca Vali Ahmet Hamdi Nayir’in birçok proje, etkinlik ve çalışmalarda tasarruf tedbirlerine dikkat edilmesi için haftalar öncesinden yazılı olarak talimat verdiği öğrenildi.” 1

Zamanın valisi tarafından 2014 yılında sıfır olarak alınmış bir araç. Yani daha 4 yaşında ve VIP hizmet sunuyor. Kütahya’ya gelen devlet büyükleri, yabancı yatırımcılar, turizm temsilcileri için kullanılıyormuş. Kütahya’ya bu araca binecek düzeyde kaç kişi geliyorsa artık araç 4 yılda eskimiş ve yeniden dizayn edilmesi ihtiyacı hissedilmiş. Yeni vali de kendi isteğine göre dizayn ettirmiş.

Bu fotoğraf da Trabzon’un Of İlçe Kaymakamlığı’nın kaymakam odasına ait. Odanın dizaynı için yapılan masrafı tahmin edemiyorum. Şâşaadan gözlerim kamaştı. Kaymakam odası değil kral dairesi sanki. Kendimi bir an muhteşem yüzyıl dizisinde sandım. Ne zaman, hangi kaymakam döneminde yenilendi bilmiyorum.

Haddim olmayarak bu durumdan rahatsızlık duyduğumu belirtmek istiyorum. Bu kadar gösteriş, bu kadar şâşaa dinimizde de örfümüzde de yok. Yapılan masraf hiçbir şekilde izah edilemez. Makama şeref katan kişilerdir. Makamlar ve makamların gösterişi ile şeref kazanılmaz. Pek çok kurum hayati masraflar için ödenek bulamazken devlet kurumlarının bu derece lüks bir şekilde oda ve araç yenilemesi hiç etik olmuyor.  Bu iki örnek sadece gündem olan iki örnek. Gündemimize gelmeyen ve kat kat daha gösterişli olan nice örnekler var…

Bugün kütüphaneye gittim. Raflar boş. Yeni kitap yok desem yeridir. Hepsi tarih öncesinden kalma. Aradığım hiçbir kitabı bulamadım. Yeni kitaplar gelmiyor mu, dedim. Devlet gönderirse geliyor, dedi görevli ama devlet de göndermiyormuş.

Çok zenginmişiz de para harcayacak yer bulamıyormuşuz gibi lüks makam odası ve araç yenilemekle devlet bütçesine külfet yüklemek, devlet kurumlarına yakışmıyor. Ne olur yani biraz düşük modelli araca binsek, makam araçlarını azaltsak da harcanan o büyük paralarla okullara ve kütüphanelere kitap temin etsek? Gelen ödenekle makam odalarını teşrif etmek yerine vatandaşın ihtiyacını giderme derdine düşsek?

Maalesef son yıllarda ekonomimizdeki iyileşme ile devlet ve millet olarak lüks düşkünü olduk. Yaşadığımız son olaylar, hem devlet hem de millet olarak umarım uyanışımıza vesile olur. Allah’ın israf edenleri sevmediğini, israf edenleri şeytanların kardeşi ilan ettiğini Kur’an’da okuyup durduğumuz halde nedir bizdeki bu israf hastalığı? İsraf etmek şükürsüzlüktür. Şükredilmezse gün gelir o nimetler elimizden alınır.  Artık israfı bırakıp tasarruflu olmayı öğrenmemiz lazım…

Ömer bin Abdülaziz, devlet malı konusunda son derece hassas davranırdı. Bir defasında resmi işlerde kullanılmak üzere makamdan kağıt isteniyordu. Şöyle cevap yazdı:

“Kalemi incelt ve sık yaz. Bir kağıda pek çok şeyi sığdır. Çünkü devlet hazinesine yük getirecek olan öyle uzun yazılara müslümanların ihtiyacı yoktur.”

Hazreti Ömer de aynı hassasiyete sahipti. Devlet işlerini yürütürken devlete ait malzemeyi kullanır, şahsî işlerinde ise kendi eşyalarını kullanırdı. Mum ışığında devlet işi yaparken arkadaşı geldi. Muhabbet edeceklerdi. Hemen devletin mumunu söndürdü ve kendi mumunu yaktı. Onlar böyle örnek şahsiyetlerdi…

NOT: Yakın zamanda bir din görevlisi arkadaş sosyal medya üzerinden üstü kapalı olarak belediye başkanını eleştirmiş de belediye başkanının ricasıyla müftü bey yazıyı kaldırmasını istemiş ve eklemiş: o yazıyı yazmak için emekli olman lazım… Hatırlatalım; eleştirimiz şahıslara ve kurumlara değil, lüks ve gösteriş anlayışına. Talebimiz israf değil, tasarruf. İkazımız başta şahsım olmak üzere herkese.

Aman sayın kaymakam ve sayın vali üzerine alınmasın. Yoksa yarın öbür gün amirim olurlarsa vay benim halime…

1. http://yenikutahya.com/2018/09/05/kutahya-valisinin-vip-makam-araci-2014-model/

Yazar Hakkında:

Bekir Salih KORKMAZ

Hayat hikayem burda:
http://www.eimamhatip.com/hakkimda

Cevap yaz

*Lütfen aşağıdaki matematik işlemini yaparak devam ediniz.