Ana Sayfa KALEMİMDEN DÖKÜLENLER “İmam Hatipler Kapatılsın!”

“İmam Hatipler Kapatılsın!”

0

“İmam Hatipler Kapatılsın!”

İmam hatip mezunu veya mensubu iseniz ya da imam hatibe gönül verenlerden iseniz bu cümle elbette kabul edilebilir bir cümle görünmüyor. Ya bu cümleyi imam hatip sevdalısı biri söylerse?..

İslam karşıtı güruhun yıllardır bu okulların kapısına kilit vurmak için yapmadığı kalmadığını çok iyi biliyorum. İmam hatibe gidenlere her türlü hakaret, eziyet, işkence ve haksızlıkların yapıldığına bizzat şahit oldum. 28 Şubat sürecinde imam hatipli olmanın mağduriyetini ve gururunu yaşadım. Daha ortaokul 1. sınıfa giderken kesintisiz zorunlu 8 yıl eğitim dayatması ile imam hatip ortaokulunun kapanmasını, ortaokul son sınıf bitince imam hatipteki tüm öğrencilerin “Bu okulun geleceği yok” diyerek başka liselere kaçışını üzülerek seyrettim. Yılmadım, yıkılmadım, “Rızkı veren Allah’tır. Devlet bu okulları kapatmak istiyor, ben de başka liselere giderek imam hatip düşmanlarını sevindirmeyeceğim ve bu okulun kapatılmasına müsaade etmeyeceğim” diyerek tüm akrabalarımı, arkadaşlarımı, sevdiklerimi, hatta imam hatipteki hocalarımı karşıma alarak liseyi de imam hatipte okumaya karar verdim ve çok sevdiğim okuluma devam ettim. Kız öğrencilerin yavaş yavaş önce sınıf içinde, sonra okul içinde, en sonunda da okul bahçesi içinde başlarını açmaya zorlanmalarına, başlarını açmayan öğrencilerin polis zoruyla başlarının açtırıldığına, kat sayı uygulaması ile ikinci sınıf öğrenci muamelesi görmeye, insanların bize cüzzamlı gibi bakmasına ve alaycı bir şekilde “Ne olacaksın imam hatibi bitirince?” sorularına, devlet memuru, asker, polis vs. olmamızın engellendiğine… Evet tüm bunların hepsine ve daha fazlasına şahit oldum.

Kat sayı farkı sebebiyle üniversite sınavına girişte mağduriyet yaşıyorduk. Ama okul birinciliği ile ve sınavda çok yüksek netler yaparak az da olsa ilahiyat dışı fakültelerin ikinci öğretimlerine gidebiliyorduk. Üniversite sınavına gireceğim sene kat sayı farkını açarak ilahiyat fakültesi haricinde başka fakülteye gitmemizi imkânsız hale getirdiler. İmam hatipleri kapatmak isteyen cenah, ilahiyatların da kapısına kilit vurmak istediği için ilahiyat fakültelerine öğrenci alımlarını çok düşük seviyelerde tutuyordu. Böyle olunca alım çok az olduğu için ilahiyatlara bile Türkiye derecesi yaparak gidebiliyorduk. Azmettim ve sisteme boyun eğmedim. Gidebileceğim tek yere, ilahiyat fakültesine gittim. Burada da kız arkadaşlarımızın fakülte kapılarında alıkonuluşu canımızı acıtmaya devam ediyordu. Diğer fakültelerde olduğu gibi ilahiyat öğrencisinin de başı açık derse girmesi isteniyordu. En sonunda bizim fakültede ara yol bulundu: Başörtüsünün üstüne şapka giyerlerse derse girebilirler. Böyle komik durumlara şahit olduk ve kız arkadaşlarımız başörtüsünün üstünde şapkayla okudular, şapkayla mezun oldular…

Fakülte sonrası en baştan itibaren güvendiğim Rezzak olan Allah, ilköğretim din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni olarak hizmet etmemi istedi ve öğretmenliğe başladım.

İçimdeki imam hatip sevdası ve ateşi o kadar büyüktü ki imam hatip liselerinde derse girmek için ne gerekiyorsa yapmaya, her şeyimi vermeye razıydım. Ama imkânsız görünüyordu. Öğretmenliğimin 6. yılında imkânsız dediğim, Rabbimin izniyle imkân buldu ve alan değişikliği yaparak imam hatip lisesine geçtim. Hemen sonra da ortaokul ve liseyi okuduğum, 6 yıl pansiyonunda kaldığım için ikinci evim gibi gördüğüm ve bir dönemin kapanmasına gözyaşları ile şahit olduğum okuluma, okuduğum okula tayin oldum. Okulumda o sık sık bize söylenen “imam hatip ruhu”nu canlandırmak için çeşitli vazifeler üstlendim. İmam hatipli olmak nedir öğrenmeden gelen ve bilmeyen öğrencilere imam hatipli olmayı öğretmeye çalıştım. İmam hatip gencinin farkını, imam hatipli olmanın ayrıcalığını yaşatmaya çalıştım, hâlâ da imam hatibe olan sevdamla imam hatipler için bir şeyler yapmaya çalışıyorum. Bunun için kurduğum eimamhatip.com da bu emeğin bir parçası, farkındalık oluşturmak amacıyla yazdığım bu yazı da. İmam hatipli olmayı ve imam hatipler için bir şeyler yapmayı ibadet olarak görüyorum. Hocalarımız bize öyle öğrettiler çünkü…

Zamanla kat sayı sorunu kalktı. Artık üniversite sınavına girerken mağduriyetler yaşamıyor, yarışmaya geriden başlamıyoruz. Okullarda ve kamu kurumlarında baş örtüsü sorunu çözüldü. Kimse başındaki örtü sebebiyle okulundan ve işinden olmuyor çok şükür. Ama 28 şubat silindir gibi ezdi geçti imam hatipleri. Cumhurbaşkanımız ve hükumet her ne kadar imam hatiplere çok büyük önem verse de, fiziki imkanları iyileştirmek için elinden geleni yapsa da artık imam hatipler eski imam hatipler değil. Maalesef hem imam hatipler, hem muhafazakar Anadolu insanı zihinsel olarak büyük bir dönüşüm yaşadı. Dava şuuru, imam hatip ruhu, heyecan, gayret ve sorumluluk bilinci kalmadı maalesef. 28 şubatçı taife hedefine büyük oranda ulaştı ve yine maalesef 28 şubat öncesi o ihtişamlı günlere dönmek kısa vadede mümkün görünmüyor. Elbette bu durumun en büyük müsebbibi de uygulanan eğitim politikaları, bir türlü oturtulamayan eğitim sistemidir. Zira imam hatibe verilen bunca öneme rağmen ilerleme kaydedememek anca eğitim sistemi ile açıklanabilir.

Gelelim yazının sonuna. Yıllarca çekinmeden “İmam hatipli olmaktan gurur duyuyorum. Eşim ve ben imam hatipte okuduk. Çocuklarımız da imam hatipte okuyacak. Bu şarkı burada bitmeyecek. İçimizdeki imam hatip sevdası dinmeyecek.” dedim. İçimdeki imam hatip sevdası hâlâ ilk günkü gibi ama artık çocuklarımı imam hatibe gönderme konusunda kararsızım hatta alternatif bir yol bulamazsam mevcut sistemde diğer liseler dahil hiçbir okula göndermeyi düşünmüyorum diyebilirim. Çünkü “öğütüm sistemi” haline gelen eğitim sistemimiz sebebiyle şimdinin imam hatip liselerinin uğruna cefalar çektiğim, göz yaşı döktüğüm imam hatiple uzaktan yakından alakasının olmadığını görüyorum. Artık zamanla başkası söylediğinde yakasına yapışmamak için kendimi zor tuttuğum konu başlığındaki cümleyi, imam hatibe gönül verdiğim için ben bile söyler hale geldim: İmam hatipler kapatılsın…

İmam hatipler o kadar kötü mü yani? Hayır. Mevcut sistemde çocuğunu okula göndermek isteyen muhafazakar insanımız için imam hatipler hâlâ tek çıkar yol olarak görünüyor bence. Ama dediğim gibi; mevcut sistemde…

Peki, neden bu hale geldik? “İmam hatipler kapatılsın” demek de ne oluyor?

Bir sonraki yazımda durum tespiti yaparak izah edeceğim. Yazının ikinci bölümünü okumak için tıklayınız.

Bekir Salih KORKMAZ

09.03.2018/Beyşehir

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here