Ana Sayfa KALEMİMDEN DÖKÜLENLER Ne Yetiştiriyoruz? Kabak mı, Meşe mi? – 1. Bölüm

Ne Yetiştiriyoruz? Kabak mı, Meşe mi? – 1. Bölüm

0

Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Genel Müdürlüğü’nce Türkiye genelinde düzenlenen “Nasıl bir okul, nasıl bir ortaöğretim?”  konulu deneme yarışmasında üçüncülüğe layık görülen eserimi sizlerle paylaşıyorum. Bir öğretmenin gözünden eğitimin önemi, ülkemizdeki lise eğitimi, lise hayatında görülen eksiklikler ve çözüm önerilerini sıraladığım ve 3 bölüm halinde sunacağım yazı dizisinin ilk bölümü sizlerle…

Çocuk eğitimi ile ilgili Hz. Ali’ye atfedilen güzel bir söz vardır. Şöyle der Hz. Ali: “Çocuklarınızı kendi zamanınıza göre değil, onların yaşayacakları zamana göre yetiştirin.” Yine meşhur “Kutadgu Bilig” müellifi Yusuf Has Hâcib de bu minvalde “Oğul atayı geçmezse işler yürümez.” demiştir.

Gelişmiş ve gelişmekte olan devletlerin, eğitimin öneminin farkında oldukları için bütçeden eğitime ayırdıkları payı daima en üst seviyede tutmaya gayret gösterdiklerini görüyoruz. Zira başka alanlara ayrılan bütçeleri azaltmanın yolu eğitimden geçer. Kalkınma ve adaleti tesis etmek, toplumda güven ortamını oluşturmak da yine eğitimle olur. Fakat eğitime ne kadar bütçe ayırırsanız ayırın, nesillere nitelikli bir eğitim vermeden, çağın ve hatta çağlar ötesinin dahi ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde sağlam bir eğitim sistemi kurmadan harcanan paraların boşa gideceği ve nesillerin heba olacağı aşikârdır. Bu sebeple ileri görüşlü olmak ve sadece günü kurtaran değil, geleceği de kuşatan bir eğitim sistemi kurmak elzemdir.

Ortaöğretim dönemi, ilkokul ve üniversite arasında köprü vazifesi gören bir dönemdir. Kişinin karakterinin ve dünya görüşünün tam olarak oturmaya başladığı bu dönemde alınan eğitim, bundan sonraki hayatının şekillenmesinde oldukça etkilidir. Bu sebeple “Gelecekte hangi niteliklere sahip nesiller görmek istiyoruz?” sorusunun “Nasıl bir ortaöğretim?” sorusu ile yakından ilişkisi olduğu görülmektedir.

Bu soruların cevabına ilişkin şu hikâye bize yol gösterebilir.

Eski ABD başkanı James Garfield, başkan olmadan önce bir üniversitede rektörlük görevini yürütüyordu. Bir gün çocuğunu üniversiteye kaydettirmek isteyen bir anne James Garfield’e gelir. Sıkıntısı her halinden belli olan anne hemen söze girer:

“Rektör bey, dersleri biraz basitleştiremez misiniz? Benim çocuğum programdaki derslerin hepsini takip edemez. Falanca dersler zor, falanca dersler gereksiz…” der, dersleri sıralayıp bunların müfredattan çıkarılmalarını ister ve ekler, “Çocuğumun bir an önce üniversiteyi bitirip diploma almasını istiyoruz.”

Rektör Garfield, kadının yüzüne hafif bir gülümsemeyle bakar ve “Evet hanımefendi bu mümkün.” der. Beklemediği bir cevap alan kadın şaşkınlık ve mutluluk içindedir. Rektör, konuşmasına devam eder:

“Fakat size şu soruyu sormam gerekiyor. Çocuğunuzun ne olmasını istiyorsunuz? Bir misalle anlatırsak; sizin de bildiğiniz gibi bir meşe ağacının yetişmesi yüz seneyi bulurken bir kabak için yalnızca iki ay yeterli… Çocuğunuzun kabak mı yoksa meşe mi olmasını istiyorsunuz? Önce buna karar verin.”

Evet, öncelikle sorulması gereken soru budur. Ne yetiştirmek istiyoruz? Yazın sıcak ve rahat ortamında az bir emekle çabucak büyüyen ve kısa vadede ürün verip bir daha ürün veremeyen, en sonunda da gördüğü ilk soğuğa dayanamayıp hemen kuruyan bir kabak mı? Yoksa büyüyüp olgunlaşması emek, sabır ve uzun yıllar gerektiren, olgunlaşabilmek için de nice rüzgârlara göğüs geren ama sonunda her türlü zorluğa dayanıklı, uzun ömürlü ve tüm canlılara yıllarca faydalı olabilen bir meşe mi?

Elbette meşe yetiştirmek zorundayız. Bu sebeple öğrencinin zorlanmadan, çok fazla emek sarf etmeden, sahip olması gereken bilgi, beceri ve niteliklere asgari düzeyde bile sahip olmadan ortaöğretimi bitirebildiği, gördüğü derslerin yarıdan fazlasının zayıf olmasına rağmen bir üst sınıfa geçebildiği bir sistemde meşe yetiştirmek mümkün olmadığı için öncelikle sınıf ve ders geçme sisteminin öğrenciyi öğrenmeye teşvik edecek ve zorlayacak şekilde düzenlenmesi gerekir.

Yazının devamı için tıklayınız.

Bekir Salih KORKMAZ

BEYŞEHİR-Mart 2018

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here