Ana Sayfa KALEMİMDEN DÖKÜLENLER “İmam Hatipler Kapatılsın”mış…

“İmam Hatipler Kapatılsın”mış…

90
2

Hep söylüyorum, ömrüm boyunca söylemeye de devam edeceğim;

“İyi ki imam hatipliyim!”

Google denen alim müsveddesine “imam hatipler kapatılsın” diye bir yazın. Karşınıza neler gelecek neler…  Sağcısı solcusu, dincisi dinsizi herkesin derdi imam hatip okulları olmuş. Ne zaman olmadı ki?..

Kimisi tanımadığından, kimisi sevmediğinden, kimisi kendi dünya görüşüne uymadığından, kimisi de kendi din anlayışına uymadığından imam hatiplerden o kadar korkuyorlar ki… İmam hatip alerjilerine antihistaminik kabilinde bir kıssa ile cevap vereyim:

TBMM Başkan vekillerinden Yasin Hatipoğlu anlatıyor:

“Türkiye Büyük Millet Meclisi başkan vekili olarak makamımda oturuyordum.  Bir gün özel kalemden ‘Efendim bir hanımefendi geldi, sizi ziyaret etmek istiyor.’ notu iletilince ‘Buyursun gelsin’ dedim.

Dekolte kıyafetli bir hanım içeri girdi. Kendisi Çankaya’da oturan bir hanımefendi.

—Buyurun hanımefendi, oturun dedim.

Hanımefendi oturdu. Belli ki edepli biri. Ezilip büzülüyor. Konuşmaya başladı.

—Başkanım kusura bakmayın. Benim bu kıyafetimi ne olur mazur görün. Aslında benim inancım eksik değildir.

—Hanımefendi niye üzülüyorsunuz? Benim böyle bir hesabım yok. Öyle bir kınamam da yok. Buyurun, dedim.

—Efendim benim iki oğlum var. Büyüğünü kolejlerde okuttum. Ankara’ya gitti, İngiltere’ye gitti, büyük bir eğitim kurumunu bitirdi. Yani güya büyük adam oldu ama evlat olma özelliğini yitirdi. Biz onu yitirdik. Bir tek küçük oğlum kaldı. Şimdi ben istiyorum ki hem eğitimin en üst düzeyine kadar ulaşabilsin hem de evlatlık vazifesini yerine getirsin. Yani hem vatana millete hayırlı bir vatandaş olsun hem de anacığını unutmasın.

—Peki, ben ne yapabilirim hanımefendi, deyince,

—Efendim, ben bu sebeplerden dolayı oğlumu imam hatip okuluna vermek istiyorum, dedi. Okula gittim görüştüm. 1200 bilmem kaç tane yedekte bekleyen öğrenci var dediler. Bize sıra gelmesi mümkün değil. Üzüldüm, ağlıyordum. Biri oradan bana dedi ki ‘Hanımefendi meclis başkanı var. O da bu okul menşeilidir. Sen git onu bir ziyaret et. Eğer müdür beye rica ederse olur inşallah.’ Ben de kalktım size geldim. Ne olursunuz, evladımı kurtarın!

Çok duygulanmıştım. Gözlerim doldu. Hemen telefona sarılıp okulun müdürünü aradım ve olayı özetledikten sonra,

—Durum budur. Ne yaparsan yap. Gerekirse senin çocuklarından biri kayıtlıysa onu sil, bu çocuğu kaydet, gözünü seveyim dedim. Müdür bey de ‘Tamam abi, gönder’ dedi ve çocuk okula kayıt oldu.

Hanımefendi bunu hiç unutmamıştı. Ara sıra telefon ediyor, gözyaşları içinde Allah’a dua ediyor.”

İmam hatiplerde din düşmanı, devlet düşmanı yetişmez. İmam hatiplerde katil, sapık, tecavüzcü, terörist yetişmez. Hele Hüseyin Çevik denen densizin dediği gibi kafir hiç yetişmez. Her kurumda olduğu gibi içinde ayrık otları olacaktır elbet. Sonuçta her imam hatipte okuyan imam hatipli değildir. Hatası ve eksiğine rağmen, içerisinde az da olsa yanlış düşünen kişiler olmasına rağmen imam hatipler de ilahiyatlar da diyanet de bizimdir, hepsi milletimizin yüz akıdır. İmam hatip okullarının değerini anlattığımız olayda da görüldüğü üzere bilen bilmektedir.

Tanımak isteyenler için, denetlenebilir bir kurum olarak imam hatiplerin de ilahiyatların da müfredatı bellidir. Gidip inceleyebilirler. Kapımız herkese açıktır. Her şey ortada iken kim bu kurumlara karşı çıkıyor ve öğrenci göndermeyin diyorsa ya dinsizliğe ya da merdiven altı din öğretimine davet ediyor demektir.

Resimdeki iki kişi gibi imam hatipte okumasına rağmen imam hatipli olamayanların, Kur’an ve sünnet temelli eğitim yapan imam hatip okullarında kendi din anlayışlarına uygun eğitim yapılmadığı için imam hatibe saldırdıkları bellidir.

Programları tartışılabilir, eksikleri konuşulabilir, nasıl daha iyi eğitim verilebileceği konusu teklif edilebilir. Ama bu kurumlara toptan saldıranların niyetinin halis olmadığı aşikârdır.

Gönül ister ki milletimiz bu okullara eskisi gibi teveccüh etsin. 28 Şubat öncesinde olduğu gibi çocuğunu yazdırmak için imam hatip okullarının önünde yatsın. Yedekten de olsa imam hatibe kayıt olduğu için sevinç çığlığı atan öğrenciler okullarımızı doldursun. Ama üzerimizden silindir gibi geçen 28 Şubat’ın etkilerini silmek, 28 Şubatçı kafalarla mücadele etmek kolay değil. Hele bizden görünen 28 Şubatçı kafalar aramızda varken hiç kolay değil.

Ama yılmak, yorulmak yok. İmam hatip davası için mücadeleye devam…

İmam hatip okulları her ne kadar eski ihtişamlı günlerinden uzak olsa da bu okullarından hâlâ rahatsızlık duyan gürûha üzücü bir haberimiz var:

Vermiş olduğumuz rahatsızlık devam edecek. Dönüyoruz…

Gururla tekrar söylüyorum; “İyi ki imam hatipliyim”

Bekir Salih KORKMAZ

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen ad-soyad bilginizi girin