Ana Sayfa GENEL KALEMİMDEN DÖKÜLENLER Çocukların ve Velilerin Feryadını Duyan Var mı?

Çocukların ve Velilerin Feryadını Duyan Var mı?

85
0

Biri üniversiteye diğeri liseye hazırlanan olmak üzere iki çocuğu sınav döneminde olan bir ebeveyn ve eğitimci olarak çocuklarımın üzerindeki sınav ve ders yükü karşısında şaşkın, korkmuş ve çaresizim. İkisi de hafta içi okula, hafta sonu iki gün okuldaki kurslara gidiyor. Yani haftanın 7 günü okuldalar. Dinlenmelerine fırsat yok. Daha ilk haftadan ben bile illallah ettim. Çocuklar sınava kadar nasıl devam ettirecek bu süreci?

Sayın bakanımız “Sınav baskısından artık çocuklarımızı kurtarmamız gerekiyor.” dedi ama nasıl ve ne zaman olacağı muamma. Yine uzuuunca bir süre nesillerimize yazık ederek onları hayata hazırlama(ma)ya devam edeceğiz görünüyor.

28 Şubat 1997 ve sonrası Türkiye’de eğitim alanında yapılan bütün düzenleme ve yenilikler çocuklarımıza ve eğitim sistemine fayda yerine zarar verdiği düşüncesindeyim. Tek çarenin birkaç küçük dokunuş ve farkla 1996’daki eğitim sistemine dönmek olduğu kanaatindeyim.

Zira o tarihlerde ilkokul 5. sınıfı ve ortaokul 3. sınıfı bitirdikten sonra sınava girerdik. Bir tane tüm dersler kitabı yeterdi sınava hazırlık için. Dershane ve kurslara gitmeye çok gerek yoktu. Biraz akademik becerisi olan ve çalışan öğrenci sınavlarda aldığı puanla kendi seviyesine uygun bir ortaokula veya liseye yerleşiyordu. Yerleşemeyenler için de sınavsız öğrenci alan okullar ve bölümler vardı. Hakeza üniversiteye giriş için de son sene biraz tempolu çalışmak yeterli idi. Katsayı engeli gibi faktörleri saymıyorum tabi. Üzerimizde ağır sınav ve ders yükü yoktu. Oyuna, eğlenceye, gezmeye, sosyalleşmeye, her şeye zamanımız vardı, hepsini yapabiliyorduk. Buna rağmen iyi okullara gidebiliyorduk. İyi bir liseye ya da üniversiteye yerleşmek isteyen bir öğrenci şu an test çözmekten ve kurslara gitmekten başka ne yapabiliyor söyler misiniz?

Üniversite sınavında ilk 200’e girmiş bir öğrenci olarak şu anki liselere giriş sınavı sorularını çözerken zorlanıyorum. Sınavlarda bu kadar zor soru sorarak, çocuklarımızı bu kadar ders ve konu yükünün altına sokarak ne elde edeceğimizi sanıyoruz, anlamıyorum. Çocuklarımın bir daha gelmeyecek olan çocukluklarını ve gençliklerini yaşamasını istiyorum. Dinlenmelerine fırsat tanımadan haftanın 7 günü okula gitmelerini, sürekli test çözmelerini istemiyorum. Test kitaplarına binlerce lira harcamak istemiyorum. Onun yerine onları geliştirecek kitaplar okumalarını istiyorum. Okuldaki sınavlarda açık uçlu sorular sorulup, aynı zamanda çocukların sınavlara hazırlanması için okullara test kitapları gönderilmesi bir eğitimci olarak bana garip geliyor. Üstelik gönderilen kitaplar da ne eğitimcileri ne de öğrencileri tatmin ettiği için özel yayınevlerinin kitaplarına binlerce lira aktarmaya devam ediyoruz. Dershaneler kapatıldı diyoruz ama dershanelere de binlerce lira aktarmaya devam ediyoruz. Çocuğumun iyi test çözen değil, iyi insan olmasını, okullarda hayata hazırlanmasını, mutlu olmasını istiyorum. Okulun gayesi de bu değil miydi? Bir baba olarak çok mu şey istiyorum?

Kızım liselere giriş sınavından çıktıktan sonra üst üste yığdığımızda boyu kadar olan kitapları aynı gün geri dönüşüme verdi. Sınavlardan ve kitaplardan nefret eder hale geldiği yüzündeki ifadeden okunabiliyordu. Ama çaresiz şu an üniversite sınavlarına hazırlanmakta ve geçen dört yılda hiçbir şey değişmedi.

Çocuklarımız okula güle oynaya gitmiyor. Hayatta karşılarına çıkmayacak ve faydası olmayacak pek çok bilgiyi ve ilgilerini çekmeyen konuları öğrenmek onlar için eğlenceli bir şey değil. Bu gerçeği ne zaman göreceğiz? Okuldan ve sınavlardan nefret ettirdiğimizi ne zaman fark edeceğiz?

  • Öğretmenlerine ve bazı ölçme testlerine güvensek, akademik becerisi olmayan öğrencileri ilgi ve becerilerine göre meslek liselerine ve çıraklık eğitim merkezlerine yönlendirsek,
  • Okullardaki ders sayısını ve konu yükünü azaltsak,
  • Resim, müzik, beden eğitimi gibi sosyalleşebilecekleri ve dinlenebilecekleri dersleri arttırıp hakkıyla işlesek,
  • Öğleye kadar ders işleyip öğleden sonralarını sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlere ayırsak,
  • Faydası olmayan enva-i çeşit projeleri kaldırıp sadece eğitime yoğunlaşsak,
  • Öğrencilere verdiğimiz diploma ve belgeleri değerli hale getirsek,
  • Test ve sınav işini abartmasak,
  • Okul, sınav ve hayat arasındaki bağlantıyı koparmasak,
  • Eğitim sistemi üzerinde sürekli yeni şeyler denemeyi bıraksak,
  • Sistemi basitleştirsek, okulun, idarecilerin, öğretmenlerin ve öğrencilerin üzerindeki yükü her geçen gün arttırmak yerine hafifletsek,

Nasıl olur?

Sesimi duyan var mı?

Bekir Salih KORKMAZ

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen ad-soyad bilginizi girin