Ana Sayfa DERSLER FIKIH Sorularla Oruç İbadeti

Sorularla Oruç İbadeti

99
0

Sorularla Oruç İbadeti

Soru: Hicri aylar neden mevsimleri dolaşır?

Cevap: Hicri takvim ay takvimi olduğu için hicri takvimde 1 yıl 354 gündür ve güneş takvimi olan miladi takvimden on bir gün eksiktir. İbadetler hicri yıla göre yapılır. Böyle olunca dini gün ve geceler her yıl 11 gün önce gelir ve otuz üç sene içinde bütün mevsimleri dolaşır.

Soru: Oruç tutmayan kâfir olur mu?

Cevap: İnancımızda iman ayrı, amel ayrıdır. Amel eden borcunu ödemiş ve sevap kazanmış olur. Terk eden ise ceza görür, günaha girmiş olur. Eğer orucu inkâr ederse o zaman imandan çıkmış olur. Yani oruç tutmamak suç, inkâr etmek küfürdür.

Soru: Oruç ne zaman başlar ne zaman biter?

Cevap:  İmsak vaktinden güneşin batmasına yani akşam ezanına kadar yeme içme ve orucu bozan şeylerden uzak durularak oruç ibadeti yapılış olur.

Soru: Oruç kimlere farzdır?

Cevap: Oruç akıllı ve buluğ çağına gelen herkese farzdır. Tutamayacak kadar hasta, yolcu, hayızlı ve lohusa olanlar tutmayıp daha sonra kaza ederler. Yolcular isterse tutabilir.

Soru: Niyet nasıl ve ne zaman yapılır?

Cevap: Orucun sahih olabilmesi için niyet şarttır. Unutulursa kuşluk vaktine kadar niyet yapılabilir. Önemli olan kalben niyet etmektir. Dil ile yapılması zorunlu değildir. Sahur kalkmak da fiilî niyettir. Kalkılmasa da ramazan ayında olduğumuz için niyet etmemiz şart değildir.

Soru: Ramazanda oruç tutmayan ne yapar?

Cevap: Ramazanda oruç tutmayan ramazan sonrası oruç tutma durumu varsa ramazandan sonra ne kadar tutmadıysa kaza eder. Eğer sonra tutma durumu yoksa çok aciz ve ihtiyarsa veya iyileşmesi mümkün olmayan bir hasta ise fidye verir. (Bakara, 184) Eğer fidye veremeyecek kadar fakirse Allah’a dua eder affını ister. (Bakara, 286) Fidye o yılın fıtır sadakası miktarıdır veya sabah akşam bir fakiri doyurmaktır.

Soru: Kim keffaret öder?

Cevap: Orucunu ramazan ayı içerisinde keyfi, mazeretsiz bir şekilde bozan keffaret öder. Keffaret iki kameri ay boyunca aralıksız oruç tutmaktır. Bozulan oruçların kazası bu süreye eklenir. Hasta iyileşmeyecekse ve düşkün ihtiyarsa fidye verir.

Soru: Fidye nedir?

Cevap: Tâkatsizliği ve güçsüzlüğü her geçen gün artarak devam eden ve artık düzelmesi ihtimali olmayan düşkün ihtiyarlar ve şifâsız hastalar, farz ve vacib olan oruç borçlarından kurtulmak için, her oruca mukabil bir fidye verirler. Bir fidye bir fakiri tam bir gün doyurmaktır. Bir günde ise iki öğün vardır.

Fidyeler, yalnız bir fakire verilebileceği gibi, birden fazla fakirlere de verilebilir. Ramazan içinde verilebileceği gibi, evvelinde veya sonunda da verilebilir. Fakirleri sabah – akşam günde iki öğün doyurmak suretiyle olabileceği gibi, öğünlerin parasını vermek suretiyle de olabilir. Para toptan da verilebilir, her gün ayrı ayrı da…

Oruç tutma gücünde olmayan kimse, fidye verebilecek kadar zengin de değilse, yapacağı iş, Allah’tan afv ve mağfiret dilemektir. Fidye vermek mecburiyeti, onun üzerinden kalkmıştır.

Soru: İmsak vakti girmedi veya iftar vakti geldi zannı ile yiyip içen ne yapar?

Cevap: İstemeyerek oruç bozmaya girer. Orucu bozulur, ramazana hürmeten günü yine oruçluymuş gibi geçirir ve ramazandan sonra bir gün kaza eder.

Soru: Gusletmesi gereken kişi sahurda vakit dar ise ne yapar?

Cevap: Eğer yıkanmaya vakit yok ise, yıkanınca vakit geçecek ise ellerini ağzını yıkar, yer içer sonra gusleder. Oruçlu iken gusletmesi oruca mani değildir. Oruçlu iken banyo yapılırsa ağza burna su kaçırmamaya dikkat etmelidir.

Soru: İğne yaptırmak orucu bozar mı?

Cevap: Oruç; yemek, içmek, cinsel birliktelik yaşamak ve bunun kapsamına giren şeylerle bozulur. Besin değeri taşımayan, sindirim sistemine ulaşmayan şeyler orucu bozmaz. Bu nedenle aşı yaptırmak ve iğne olmak orucu bozmaz. Bununla birlikte, Ramazan ayında herkesle birlikte oruca devam etmeyi arzu ediyorlar ve oruç tutmalarına da başka bir engel bulunmuyorsa iğnelerini iftardan sonra yaptırmaları yerinde olur. Bu imkâna sahip olmayanlar, tedavi ve aşı amaçlı iğne yaptırabilirler. Ancak, oruçlu iken gıda ve vitamin iğneleri yaptıranların, ağızdan aşı alanların damardan serum ve kan verilenlerin orucu bozulur. Daha sonra bu oruç kaza edilir.

Soru: Şeker hastalarının uyguladıkları insülin iğnesi orucu bozar mı?

Cevap: Şeker hastalarının kullandıkları insülin iğnesi besin değeri taşımadığı için orucu bozmaz. Diğer yandan ehil doktorların, oruç tutmasının sağlık açısından zararlı olacağı teşhisini koyduğu bir hasta, Ramazan’da oruç tutmayabilir. Böyle bir kişi, eğer iyileşme ihtimali varsa orucunu daha sonra kaza etmek üzere bırakır; böyle bir ihtimal yoksa Ramazan ayının her günü için birer fidye verir. İnsüline bağımlı olarak yaşayan hastaların da oruç tutmaları sağlıklarına zarar veriyorsa oruç tutmayabilirler. Tutamadıkları oruçlarının sayısınca her gün için bir fidye verirler.

Soru: Kalp hastalarının kullandıkları dilaltı hapı orucu bozar mı?

Cevap: Bazı kalp rahatsızlıklarında dil altına konulan hap, doğrudan ağız dokusu tarafından emilip kana karışarak kalp krizini önlemektedir. Söz konusu hap ağız içinde emilip yok olduğundan mideye bir şey ulaşmamaktadır. Bu itibarla, dilaltı hapı kullanmak orucu bozmaz.

Soru: Oruçlu kadın kan görünce ne yapar?

Cevap: O gün orucu bozulmuştur. Fakat o oruçluymuş gibi davranır, hürmeten yiyip içmez. Başlanmış bir ibadete saygılı davranmalıdır.

Soru: Günah işlemek orucu bozar mı?

Cevap: Günahın çeşidine ve işleniş biçimine göre durum değişir. Bazı günahlar orucu bozar, bazı günahlar orucun sevabını kaçırır. Bazılarının yanına açlık susuzluk kalır. Bunun için orucu her organla tutmak gerekir.

Soru: Umumî ortamda açıkça oruç yenir mi?

Cevap: Bazıları: “Allah’ın bildiğini kuldan neden saklayayım” diyerek ramazanda açıktan oruç yiyor. Oruç tutmamak suçtur. Açıktan yiyip içmek ikinci bir suçtur. Açıktan yiyip içen kötü örnek olur. Kötü zanna ve gıybete sebep olduğundan açıktan yiyip içmek günahtır.

Bir Müslüman oruç tutmayabilir. Lakin oruç İslam’ın temel şartından biri olduğu için tutana saygılı olmak gerekir. Oruç gibi bir ibadet hafife alınmamalıdır.

Soru: Göz ve kulak damlası orucu bozar mı?

Cevap: Diyanetin yakın zamandaki fetvasına göre göz ve kulak damlası orucu bozmaz.

Soru: Burun damlası orucu bozar mı?

Cevap: Tedavi amacıyla buruna damlatılan ilacın bir damlası, yaklaşık 0,06 cm3’tür. Bunun bir kısmı da burun çeperleri tarafından emilmekte, çok az bir kısmı mideye ulaşmaktadır. Bu da, mazmazadan (ağzı su ile çalkalamadan) sonra ağızda kalan rutubette olduğu gibi orucu bozacak düzeyde görülmemiştir. Kaldı ki bu işlem yeme içme yani gıdalanma anlamı da taşımamaktadır. Dolayısıyla burun damlası orucu bozmaz (DİYK 22. 09. 2005 tarihli karar).

Soru: Dişe dolgu yaptırmak orucu bozar mı?

Cevap: Eğer mideye su veya kan gibi bir sıvı gitmemişse oruç bozulmaz, ancak bir sıvı gitmişse bozulur ve bir gün kaza orucu gerekir. Dolgu yaptırırken uyuşturucu iğne yapılmışsa bu oruca zarar vermez.

İğnenin orucu bozup bozmayacağı, kullanılış amacına göre değerlendirilebilir. Ağrıyı dindirmek, tedavi etmek, vücudun direncini artırmak, gıda vermek gibi amaçlarla enjeksiyon yapılmaktadır. Gıda ve keyif verici olmayan enjeksiyonlar, yemek ve içmek anlamına gelmediklerinden orucu bozmazlar. Ancak gıda ve/veya keyif verici enjeksiyonlar orucu bozar. Hastaya serum veya kan verilmesi de, gıda alma kapsamına girdiği için aynı hükme tabidir.

Soru: Kaza borcu olan şevval orucu ile beraber tutabilir mi?

Cevap: Ramazanda özrü nedeni ile 6 gün oruç tutamayan kişi şevval ayında tutacağı 6 gün için oruç tutar ve kaza orucuna niyet ederse inşallah şevval orucunu da tutmuş olur. Çünkü o ay içerisinde 6 günü oruçlu geçirmiştir. Onun sevabını da alır, borcunu da ödemiş olur.

Soru: Bir hasta, zorunlu olarak ilaç alsa ve orucunu bozsa, kefaret gerekir mi?

Cevap: Gerekmez. Çünkü dinimizin bildirdiği bir özürle, yani zaruretle oruç bozulunca yalnız kaza gerekir.

Soru: Abdest alırken hata ile boğaza su kaçarsa oruç bozulur mu?

Cevap: Bu da istemeyerek oruç bozmaya girer. Oruç bozulur ve kazası gerekir

Soru: Oruçlu olduğunu unutarak yiyen, sonra oruç bozuldu zannıyla bilerek yiyip içmeye devam ederse kefaret gerekir mi?

Cevap: Oruçlu olduğunu unutarak yiyip içen kimse orucunun bozulduğunu zannederek yiyip içmeye devam ederse kaza lazım olur, kefaret lazım olmaz. Eğer unutarak yiyip içmenin orucu bozmadığını bildiği halde kasten yiyip içmeye devam ederse hem kaza hem de kefaret lazım olur.

Soru: Ramazanda birkaç gün oruç tutmadım. Kefaret gerekir mi?

Cevap: Ramazanda mazeretsiz oruç tutmamak büyük günahtır. Önce tutulmayan oruçlar için tevbe edilir. Sonra gününe gün yani kaç gün tutulmamışsa o kadar gün kaza orucu tutulur. Şunu unutmamalıdır ki Tirmizi’de geçen bir hadiste Efendimiz “Ramazanda bir gün oruç tutmayan, onun yerine bütün yıl oruç tutsa, o bir günkü sevaba kavuşamaz.” buyurmaktadır.

Soru: Ağza gelen balgam yutulursa oruç bozulur mu?

Cevap: Bozulmaz

Soru: Sahurda dişlerimizi fırçalıyoruz. Ağzımızı yıkamamıza rağmen diş macununun tadı ağzımızda hissediliyor. Bu durum orucu bozar mı?

Cevap: Hayır bozmaz.

Soru: Oruçluyken dişleri fırçalamak orucu bozar mı?

Cevap: Boğaza su kaçırmadan ağzı su ile çalkalamak orucu bozmadığı gibi diş fırçalamakla da oruç bozulmaz. Bununla birlikte diş macununun, misvak parçalarının veya suyun boğaza kaçması halinde oruç bozulur. Orucun bozulma ihtimali dikkate alınarak, dişlerin imsakten önce ve iftardan sonra fırçalanması uygun olur. Macunla fırçalamak oruca zarar verebilir.

Soru: Tıraş olurken kanayan yere, kanın durması için kantaşı sürmek orucu bozar mı?

Cevap: Bozmaz.

Soru: Sigara tiryakisiyim, sigara içmezsem oruç tutmam çok zor. Sigara yakıları var. Bunları koluma koysam, deri nikotini emiyormuş. Orucum bozulur mu?

Cevap: Sağlam deriye konan hiç bir yakı, ilaç, krem orucu bozmaz. Emilmesinin önemi yok.

Soru: Kan aldırınca oruç bozulur mu?

Cevap: Bozulmaz.

Soru: Yazın kazaya kalmış oruçları, kışın kaza etmek caiz mi?

Cevap: Caizdir.

Soru: İmsak vaktinden sonra kazaya niyet edenin orucu ne olur?

Cevap: Nafile oruç olur.

Soru: Kazaya kalmış Ramazan orucunu bilerek bozan bir kimse kaç gün oruç tutması lazım?

Cevap: Kaza orucunu bozunca bir gün tutar.

Soru: Bayramlarda oruç tutulur mu?

Cevap: Ramazan bayramının birinci günü ve kurban bayramı günlerinde oruç tutmak yasaklanmıştır. Bugünlerde oruç tutmanın hoş karşılanmayıp yasaklanması, bayram günlerinin yeme, içme ve sevinç günleri olmasından dolayıdır.

Soru: Cuma günü oruç tutmanın hükmü nedir?

Cevap: Sadece Cuma günleri nafile oruç tutmak, tenzîhen mekruh görülmüştür. Resul-i Ekrem(s.a.s.), “Sizden hiç kimse Cuma günü oruç tutmasın. Ancak bir gün önceden veya sonradan oruç tutuyorsa, bu takdirde Cuma günü de oruç tutabilir.” (Ebû Dâvûd, Savm, 50) buyurmuştur. Cuma günü kazaya kalan farz veya adak gibi vacip bir oruç tutmakta sakınca bulunmamaktadır. Cuma günü nafile oruç tutmak isteyenlerin, bir gün önce veya sonrasında da oruç tutması uygun olur. Oruç tutmak için özellikle Cuma gününü seçmenin mekruh oluşu, bu günün Müslümanların haftalık bayram günü kabul edilmesindendir.

Ayrıca Din İşleri Yüksek Kurulu’nun oruçla ilgili fetvalarına da şu linkten; şu linkten ise https://sorularlaislamiyet.com/ sitesinde oruçla ilgili sorulmuş fakat burada yer almayan soru ve cevaplara ulaşabilirsiniz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen ad-soyad bilginizi girin